![]() |
|
Spaces home METİN = RONALDİNHOPhotosProfileFriends | ![]() |
|
|
January 22 :::::::::::::::::::Bağışlayın beni!
Kenarlarında renkli çiçekler olan mektup kağıtlarına yazmak isterdim. Kelebek kanatları boyamayı, Kuşların ötüşünü dinlemeyi, Hatta uçurtma uçurmayı da öğrenebilirdim. Bağışlayın beni. Top ateşleri, bomba gürültüleri arasında doğdum ben. Yaşım 13. Ninniler yerine, makinelilerin takırtılarıyla büyüdüm. Renklerden ilk önce, kan kırmızısını tanıdım. Çiçeklerden önce, ölülerin arasında dolandım. Hiç saklambaç oynayamadım kelebeklerle. Üç yaşımdayken, en büyük abimi, sekizimdeyken, ortancayı kaybettim. Babamı ellerini bağlayarak götürdüklerinde dokuzundaydım. Gömdüğümüzde onumda. Ablam 15’inde terk etti evi. 15’inde kızlar okula gider. 17’sinde dantel örer. Çeyiz sandığı düzer. Bizim burada 15’inde kızlar savaşa gider. Seçme hakkı tanımaz zorbalar bir genç kız olsan bile sana. Ya evinde oturup ölümü bekleyeceksin. Ha bugün, ha yarın diye diye yaşarken öleceksin. Ya da… Ölümlerin ateşinden sesleniyorum size duyuyor musunuz? Filistin’im ben anlıyor musunuz? Ama yine de yaşıyorum işte. Çünkü kanlı topraklarda büyürken yaşamayı… Çiçek boyamayı değilse de, mezar taşlarında çiçek büyütmeyi… Kelebek kovalamayı değil ama, tüfek tutmayı öğrendik. Sokak aralarında mermi kovanlarından oyuncak yaptık. Patlamamış el bombaları topladık. Mayınların üstünde sek sek oynadık. Bu kadar nefret, bu kadar acı arasında yaşamayı… Karanlıklar arasından güneşe bakmayı becerdik. Onun için kocaman ve karadır gözlerimiz. Onun için hâlâ sımsıcaktır, düşmana taş atarken nasırlaşan minik ellerimiz. Evimizi yıktılar dün. Bir baştan bir başa mahallemizi yaktılar. Mermi kovanlarıyla misket oynarken biz, üzerimize bombalar attılar. Üç arkadaşım can verdi. Üç küçük çocuk. Bağışlayın beni, kurtaramadım! Sarkmıştı omzumdan aşağı kanlı kolum, uzatamadım. Elim düştü yere, kolum çaresiz… Kanlarımız karıştı birbirine, arkadaşlarım sessiz. İşte orada kankardeş olduk biz. Gözlerim karardı önce. Başım döndü. Ama uyumak istemiyorum. Uyursam arkadaşlarım bu dünyadan göçer diye korkuyorum. Bağışlayın beni! Tutamadım kendimi. Yapıştırmadım alnıma, açık dursunlar diye gözbebeklerimi. Kaybettim kan kardeşlerimi. Yaşım 13. Burada çocuklar çocuk olmaz. Bebeler bile yaşamak için beşikten siper yapar. Çünkü İsrail denilen zorbanın Amerikan bombaları, beşiklere bile mezar kazar. Ölümlerin içinden büyüyorum. Minicik yüreğimle, ateşlerin arasından, öfkeyle geliyorum. Dudaklarımdan dökülen özgürlük türkülerini duyuyor musunuz? Filistin’im ben anlıyor musunuz? ![]() ![]() ![]() January 05 ŞİİİİİRRRRRRRSen damarlarimdaki kana karisip, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde olamazsın zaten. Sen benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalısın, orada kalmalısın. Sevdim seni.............................. Ben dört mevsim bahari yaşadim seninle. Çiçek çiçek açtin yüreğimde. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. En çok bu renkle anmayi sevdim seni Seni severken dünyayi da insanlarıda sevdim ben. Sevdim seni.............................. ![]() En sinirli, en kızgın,olduğum anlarda bile, seni anımsamak yetti bana, içimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm sebepsiz, Beni böylesine güldüren sebep senin sevgindi. Sevdim seni.............................. Her halin çekti beni, gülmeni, kızmanı, şaşkinlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunuda, kaprislerini, korkularını, sitemlerini herşeyini. Sevdim seni.............................. Sana baktıkça kendimi hiç keşfedilmemiş bir şehrin topraklarında buluyorum. Adım adım geziyorum seni. Sana dair ne varsa, hepsini öğrenmek istiyorum. Seni keşfetmeye muhtacım ben, ancak seninle tamamlanır eksik yanlarım. Sevdim seni.............................. ![]() Seni sevmekten düşünmekten, bıkmadım. Çünkü sen yaşam kaynağımdın Hergün yenilendim seninle. Seni biriktirdim, seninle çoğaldım. Ölmem artık çünki sen benim ölümsüz yaşamımdın. Sevdim işte, işte bu ölümsüzlüğün anlatımı. Sevdim seni.............................. December 05 ONA YAZDIĞIM SON ŞİİROctober 24 AŞKIN ACI HALİAŞKIN ACI HALİ tam gögsünün ortasinda bir yerin aciyacak... evinin seni içine sigdiramayacak kadar dar oldugunu fark edeceksin... sokaga firlayacaksin... sokaklar da dar gelecek... tipki vücudunun yüregine dar geldigi gibi... ne denizin mavisi açacak içini, ne piril piril gökyüzü... kendini tasiyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin... birileri sana bir seyler anlatacak durmadan... "önemli olan saglik." "yasamak güzel." "bos ver, her sey unutulur." sen hiçbirini duymayacaksin... gözyaslarindan etrafi göremez hale geleceksin... ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarinda ölmek isteyecek kadar çok seveceksin... hep ondan bahsetmek isteyeceksin... "ölüme çare bulundu" ya da "yarin kiyamet kopacakmis" deseler basini kaldirip "ne dedin?" diye sormayacaksin... yalniz kalmak isteyeceksin... hem de kalabaliklarin arasinda kaybolmak... ikisi de yetmeyecek... geçmisi düsüneceksin... neredeyse dakika dakika... ama kötüleri atlayarak... onunla geçtigin yerlerden geçmek isteyeceksin... gittigin yerlere gitmek... bu sana hiç iyi gelmeyecek... ama bile bile yapacaksin... biri sana içindeki aciyi söküp atabilecegini söylese, kaçacaksin... aslinda kurtulmak istedigin halde, o aciyi yasamak için direneceksin... hayatinin geri kalanini onu düsünerek geçirmek isteyeceksin... aksini iddia edenlerden nefret edeceksin... herkesi ona benzetip... kimseyi onun yerine koyamayacaksin... hiçbir sey oyalamayacak seni... ilaçlara siginacaksin... birkaç saat kafani bulandiran ama asla onu unutturmayan... sadece bir müddet buzlu camin arkasindan seyrettiren... bütün sarkilar sizin için yazilmis gibi gelecek... bogazin dügümlenecek, dinleyemeyeceksin... uyumak zor, uyanmak kolay olacak... sabahi iple çekeceksin... bazen de "hiç günes dogmasa" diyeceksin...
ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler... ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin... belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çikana sarilmak isteyeceksin... nafile... düsüncesi bile tahammül edilmez gelecek... rüyalar göreceksin, gerçek olmasini istedigin... her siçrayarak uyandiginda onun adini söyledigini fark edeceksin... telefonun çalmasini bekleyeceksin... aramayacagini bile bile... her çaldiginda yüregin agzina gelecek... aglamakli konusacaksin arayanlarla... yüregin burkulacak... canin yanacak... bir daha sevmemeye yemin edeceksin... hayata dair hiçbir sey yapmak gelmeyecek içinden... onun sesini bir kez daha duymak için yanip tutusacaksin... defalarca aradigi günlerin kiymetini bilmedigin için kendinden nefret edeceksin... yasadigin sehri terk etmek isteyeceksin... onunla hiçbir aninin olmadigi bir yerlere gidip yerlesmek... ama bir umut... onunla bir gün bir yerde karsilasma umudu... bu umut seni gitmekten alikoyacak... gel gitler içinde yasayacaksin... buna yasamak denirse... razi misin bütün bunlara...? hazir misin sonunda ölüp ölüp dirilmeye...? o halde asik olabilirsin ... October 05 YAGMUR ALTINDA ISLANAN ASK....YAGMUR ALTINDA ISLANAN ASK....Ask yagmurda ıslanmaya benzer ELVEDAELVEDAElveda dostlarım October 04 =SENİ SEVİYORUM=Seni SeviyorumHATIRLARMISIN SEVGİLİNDEN AYRILDIÃIN GÜNÜ.
|
|
|